Eczanenin karşısında durdu. Elindeki reçeteye bakıyordu. Şimdi bir karar vermesi gerekiyordu. Şizofreni ilgi duyduğu bir hastalıktı ve şimdi kendisi bu hastalığın bir benzerine yakalanmıştı. Bunu neden iyileştirmeye çalışacaktı ki?
Reçeteyi bir çırpıda buruşturup kenara attı. 'Ben bu hastalıkla baş edebilirim.' dedi. Eve gitti. Yere bir minder attı. Bağdaş kurarak oturdu. Kendince meditasyon yapıp Salih'le iletişime geçecekti. Daha önce hiçbir yoga deneyimi yoktu. Nasıl yapılacağını sadece filmlerde gördüğü kadarıyla biliyordu. Saçmaladığının farkına varıp yoganın nasıl yapılacağını öğrenmek için bilgisayarının başına geçti. Abuk sabuk bir sürü yazının arasından nihayet ciddi bir kuruluşun sitesine erişti ve kısa anlatım videolarıyla en azından yogaya başlarken neler yapılacağını öğrendiğine kanaat getirdi.
Yine aynı pozisyonda oturdu. Gereken nefes egzersizlerini de yaptıktan sonra artık yapması gereken tek şey yeterince odaklanmaktı. Heyecanlanmıştı. Bu heyecanı odaklanmasına engel oluyordu. Nefes egzersizlerini yineledi. Tekrar odaklanmaya çalıştı. Olmuyordu bir türlü. Yatağına geçip öyle denemeye karar verdi. Uzandı ve odaklanmaya çalıştı. Uykusunun geldiğini fark etti. Umursamadan devam etti odaklanma çabasına.
Gözlerini açtığında Salih'in ustasının icat ettiği makinenin içerisindeydi. Uyuyakalmış olmalıydı. Gördüklerine inanamıyordu. Acaba Salih'i nerede bulacaktı şimdi? Bu makineyi kullanıp Salih'in yaşadığı yere gidebilir miydi? En iyisi Salih için bir not bırakmaktı. Kendi bedenine giden bir kapı var mıydı? varsa o kapıyı nereden bulacaktı? Bunları düşünürken zaten bir rüyanın içerisinde olduğunu hatırladı. istediği yere gidebilir, istediği şeyi elde edebilirdi. Bütün sınırlar hayal gücünündü artık.
Bu labirentin içinde daha hızlı yol almak için bir araç lazımdı. At getiriverdi rüyasına. Atına atlayıp koridor koridor dolaştı. kapıların üzerindeki yazıları okumak bile çok etkileyici, merak uyandırıcı ve eğlenceliydi. Nihayet kendi kapısını buldu. Demek ki usta kendi bedenine de girmişti. Kapıya şu notu düştü; 'Buraya gel Salih, harita burada!'
Atından inip Kapıdan içeri girdi ve uyuduğu yerde uyandı. Müthiş bir mutluluk ve heyecan içerisindeydi. Artık yapması gereken şey Salih'in gelmesini beklemekti.
Salih'in kendi bedeninde gelip karşılaşmalarını sağlayacak bir şey bulmalıydı. Aynı zamanda bir kullanım kılavuzu olan haritayı aldı. incelemeye başladı. Evet bir yolu vardı. yapması gereken; dilini dirseğine değdirmenin bir yolunu bulmaktı. Peki kimin dilini? Kimin dirseğine...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder