Gözlerini açtığında kendisini bir yatak odasında buldu. Banyoya gidip aynaya baktı. Karşısında bir bebek değil bir yetişkin duruyordu. Hatırladığı şey ise bir klon olduğuydu. Birileri gizlice Klonlamıştı kendisini. embriyonik gelişimini de bir ineğin rahmi yerine şırdanında tamamlamıştı.
Oldukça ilginç bir öz geçmiş. Salih alabildiğine hayrete düşmüş bir o kadar da hayran kalmıştı şuanda bedeninde bulunduğu kişiye. Aynadaki yansımasından kendini alamıyordu.Hiçbir resmi kaydı yoktu. Kendisini klonlayan adam oldukça zengindi ve kendisini bir hayat sigortası olarak klonlamıştı. herhangi bir yeri hastalandığında kendi bedenindeki hastalıklı organı söktürüp kendisiyle birebir uyumlu olan klonundaki organı alacaktı. Bu klon olarak dünyaya gelen kişi için büyük bir haksızlıktı.
Perdeyi açıp dışarıya bakmak istediğinde bir kapanda olduğunu anlamıştı. Yemek yediği, yıkandığı, tuvalete gittiği yer hepsi küçük bir dairedeydi. resmi bir kaydı olmaması hiçbir yaşama hakkının da olmaması anlamına geliyordu. Salih bu olumsuzlukların farkındaysa klon olan kişi de farkındaydı fakat sebepsiz bir mutluluk duygusu vardı içerisinde Böyle sıkıcı bir yerde nasıl oluyorda sağlığını muhafaza edebiliyorlardı peki bu klonun? Salih'in aklından bunlar geçerken kahvaltısı da kapının altından içeri sürüklendi.
Tam zamanında gelmişti. Oldukça aç hissediyordu. Kahvaltısını yaptığında o tuhaf mutluluğu da arttı. Sorusunun cevabını da lisede gördüğü biyoloji dersine borçluydu. Yiyeceklerine mutluluk hormonları olan seratonin, dopamin ve endorfin koyuyorlardı. Böylelikle sıkıntıdan oluşan hastalıkları bertaraf ediyorlardı.
Haritayı saklamak için harika bir yer gibi görünüyordu bu şırdan düşkünü adamın odası. Fakat riskliydi. Her an kendini klonlayan kişi klonunu almaya gelebilirdi. Yine de küçücük daireyi araştırmak bir şey kaybettirmezdi.
daireyi didik didik araştırdı. Fakat ortada ne bir harita ne de bir kağıt vardı.
Bu ilk denemesi başarısız olmuştu. Harita burada değildi. Fakat bu adamın bedenine girmek keyifli bir maceraydı Salih için.
Buradaki işi bitmişti ancak bir sıkıntısı vardı. Sabaha kadar güzel bir uyku çeken klonun aldığı mutluluk hormonlarıyla akşama kadar uykusunun gelmesi pek mümkün görünmüyordu. Uykusu gelene kadar içerisinde bulunduğu bedeni yorması gerekiyordu. Çareyi spor yapmakta buldu. ısınma hareketlerinden sonra şınav, mekik derken yorulmuştu nihayet. Uyuyup kendini labirentin içinde buldu.
Harita burada da yoktu. Ustası dış güçlerin elindeydi. Zaman geçtikçe ustası için tehlikeli bir hal alıyordu. Ustasına ne yapabileceğini bile bilmiyordu. Başka bir kapıya yöneldi. Kapının üzerindeki yazı şuydu; "Buraya gel Salih, harita burada!"
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder